
Başlığını yazmak bile zor. Nasıl anlatılır, nasıl yorum yapılabilir ki.
Bir çocuk koyun otlatıyor. Az önce evden çıkmış, annesinden makarna isteyerek. Sonra bommmm. Acı bir sessizlik. Toz ve duman. Etrafta kan ve et parçaları. Sahneyi gözünüzün önünde canlandırın.
Bu çocuk terörün neresindeydi, neresindeydi açılımın.
Savcı ; "can güvenliğim olmadığı için gidemem."
Karakoldaki polis ; "alın şu kamerayla fotoğraf makinasını görüntüleri çekin."
Savcı; " ceset parçalarını karakola getirin."
Annesi ; "çocuğumun parçalarını etekliğimde götürdüm karakola."
Genelkurmay; "atılan havan topunun ya da roketin bizimle ilgisi yoktur."
Siyasiler; "................."
Basın; " .................."

Olay Diyarbakır'da gerçekleşti. Açılımdan sonra Amed ya da Diyarbekir. Sözü edilen çocuk Ceylan. 14 Yaşındaydı. Nereden geldiği belli olmayan bir roketin isabet etmesi sonucu parçalanarak öldü. Cesedi saatlerce ortada bekletildi. Savcı can güvenliği olmadığı için olay yerine gitmedi. İddialara göre çocuğa isabet eden roket ya da havan topu yakınlardaki Tabantepe karakolundan ateşlendi. Bölgede Tabantepe karakolunun haricinde iki karakol daha olduğu düşünülürse olayın PKK kaynaklı olamayacağı tahmin edilebilir. Genelkurmay ise olayı bölgede herhangi bir havan atışı yapılmamıştır demekle geçiştirdi.
Olan küçücük bir çocuğa oldu. Bölgedeki faili meçhullere bir yenisi daha acı bir şekilde eklendi. Şimdi siz ne kadar açılıma karşı olursanız olun, desteklerseniz destekleyin. Ama işte bölgenin sorunu bu. Bu olay batıda herhangi bir yerde olsa yer yerinden oynardı. Peki olay doğuda olunca ne oldu. Koca bir sessizlik. Basın sustu, siyaset sustu.
Konuşanları ise ne yazık ki dinleyen yok....

Fotoğraf çektirirken flashtan ürkmüş belli ki, roketle bedeni parçalandığında ne kadar korktuğunu tahmin bile edemiyorum. Medya da bu konuda suskun kalarak, olayı görmezden gelerek bir şeylerden korktuğunu mu ifade etmeye çalışıyor, yoksa umursamıyor mu küçük bir bedenin parçalanışını...
YanıtlaSilAnkara Üniversite'sinin açılışına giderken can güvenliğini düşünerek Amerika'dan getirtilmiş x-ray cihazını götüren Cumhurbaşkanı, Ceylan'ın evinin dibinde parçalara ayrılmasını normal karşılıyor olacak ki, o da sessiz...
Herkes sessiz, ama Ceylanın bu sessizliği bölen çığlıkları bakışlarında gizli... Bakmasını bilene.
Basın her iki nedenden dolayı da bu olay karşısında sessiz kalıyor. Basının yandaşı açılım sürecine zarar vermemek, laiki de ulusalcı çizgisinden uzaklaşmamak için bu olayı görmezden geliyor. Kendisini ve yazılarını pek sevmesem de Ahmet ALTAN' ın olaya karşı tavrını açık bir şekilde ortaya koyması ise övgüyü hakediyor.
YanıtlaSilne biçim bi hükümette yaşıyoruz bilinmez kendini bilen bilmeyen siyaset için konuşuyor elimden birşey gelmezki ahmet altan gibi bi yazı yazabilkeyimde sesimi bende duyurayım nerde adalet nerde devlet ben söyleyim bu ülkede adalette devlette torpille idare ediliyor hani iş yok diyoruzya iş var ama torpili olana torpille işe girenler sizler bu yazıyı okuyan her torpilli bırakın arkanızı yasladığınız dağıda kendiniz bir şeyler yapın yapında iş yok demesinler arkasında dağı olmayanları ezen bir devlette yaşıyoruz en basitinden bir millet vekili yakını olan işe girerken önce millet vekili her neyiyse ara konuş arkadaşlarını devre sokta ben geçeyim gireyim bu işe
YanıtlaSilve torpili hazırlayanlar sizler bizlerin hakkını yiyenler bu dünyada olmasada elbet bi dünyada karşılaşacağız ve emin olun ki yenilen haklarımızı size helal felan etmeyeceğiz yatarak para kazananlar yatmak yerine olduğu yeri temizlesin ve bu yazıyı okuyanlardan ricam Asım YILDIRIM adlı Samanyolu haberin sunucusunun Ahmet ALTAN 'ın yazmış olduğu yazıyı dinlemeniz dir http://www.asimyildirim.com/site/content/view/308/81/ site bu okuyanlar okumayanlara bu yazıyı okusun yada bu videoyu dinletsin çok değil en fazla 5 dakikanızı alacak varsa vaktiniz hiç beklemeden dinleyin öyle bir dinleyinki parçalanan sizin çocuğunuzmuş gibi dinleyin :'( ben dinlediğimde çocuğum olmadığı halde ağladım önce kendi çocuklarımız baştakiler :@ Ahmet ALTAN'a büyüğümü o yazı için teşekkür ediyor ve Asım YILDIRIM büyüğümün o yazıyı dile getirmesini takdir ediyor